Günümüzde doğum yapacak annelerin aklını kurcalayan sorulardan biri de “Bebeğin kordon kanını saklamalı mıyım?” oluyor. Bu soruya Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Serkan Oral cevap verdi.

Oral kordon kanını şöyle tanımladı:
“Bebek anne karnındaki yaşamında bebek kordonu aracılığıyla anne kanından beslenir. Bu beslenme direkt olarak anne damarlarına bağlanarak değil, plasenta aracılığıyla olur. Plasenta bebekle anne arasındaki besin ve oksijen alışverişini sağlayan bir yapıdır. Doğumdan hemen sonra görevini tamamlayarak vücut dışına atılır. Kordon kanı plasenta ve göbek kordonu içindeki kandır.”
Kordon kanının kök hücre açısından son derece zengin olduğunu belirten Oral “Bu kandaki kök hücreler yeni doğmuş bir bebeğin kanındaki kök hücrelerdir. Yetişkin kök hücreleriyle karşılaştırıldığında çoğalma ve farklılaşma yetenekleri çok yüksektir” diye konuştu.
Oral, “Peki kordon kanı ile tedavi edilen hastalık var mıdır?” sorusuna ise “Kordon kanından elde edilen kök hücrelerden lösemi, talasemi, kemik iliği kanseri hastalıkları başka olmak üzere şimdilik 80’den fazla hastalığın tedavisinde faydanılmaktadır.” diye cevap verdi.
Oral kordon kanının ikinci bir kullanım amacının ise “bebeğin kardeşlerinde ya da yakın akrabalarında çıkacak hastalıkların tedavisi” olduğunu söyledi. Doku grubu uyma ihtimalinin birinci derece akrabalar arasında en yüksek olduğunu belirten Oral, “Bu oran en yüksek kardeşlerdedir. O yüzden aile bireylerinde meydana gelebilecek kan hastalıklarında donör aramak yerine bu kandan sağlanan kök hücreler kullanılabilir” dedi.
Oral kordon kanının uygun şartlarda ömür boyu saklanabileceğinin altını çizdi.