İnsanların hepsi aynı güzellikle ve şansla doğmuyor ne yazık ki. Hayat bazılarına çok daha acımasız olabiliyor. Ayşe Tükrükçü, hayatın çok acımasız olduğu kadınlardan yalnızca bir tanesi. Hayatında gördüğü olumsuzluklar yüzünden gören duyan herkesi hayretler içerisinde bırakıyor.

Ayşe Tükrükçü’nün Hayatı

Gurbetçi bir ailenin kızı olan Ayşe Tükrükçü, 9 yaşında amcasının tecavüzüne uğramasıyla hayatının kara günleri başlıyor. Ne annesi ne de babası bu durumla ilgilenmiyor. Vücudunda toplamda 72 adet darp izi bulunan Ayşe Tükrükçü’yü Almanya hükümeti ailesinden alarak yetiştirme yurduna veriyor. 9 yaşında uğradığı tecavüz ise ancak 11 yaşında anlaşılıyor. Hayatında gördüğü olumsuzluklardan kurtulmak için karşısına çıkan ilk insanla evleniyor. Fakat çilesi burada da bitmiyor ve kocası onu ne yazık ki geneleve satıyor. Günde 70 erkekle birlikte olmak zorunda kalıyor. Kütahya’da çalıştığı geneleve gelen bir müşteri Ayşe Tükrükçü ile evlenmek istiyor. Genelevden ayrılabilmek için içeriye olan borcunu ödemek zorunda olan Ayşe Hanım, fazladan 700 küsur kişiyle daha birlikte olmak zorunda kalıyor. Fakat evliliği yolunda gitmiyor ve o adam ile de yollarını ayırıyor. Şefkat-Der aracılığı ile 2007’de bağımsız olarak milletvekili adayı olan Ayşe Tükrükçü, kadınların yaşadığı sorunları her yerde dile getiren bir sivil toplumcu haline geliyor. Ayrıca geceleri de İstanbul’daki “Hayata Sarıl” ismini verdiği lokantasında evsizlere çorba yapıp dağıtıyor.

Hayata Sarıl

Ayşe Tükrükçü, hayattan bir an olsun kopmuyor. Yaşadığı tüm olumsuzluklara rağmen yine de hayallerine sarılmaya devam ediyor. 2016 yılında, hayalinde projeyi İstanbul’da hayata geçirdi. Evsiz insanları topluma geri kazandırmayı amaçlayan Ayşe Hanım, “Hayata Sarıl Derneği” ve “Hayata Sarıl Lokantası”nın kurucusu. Bu lokantada evsizler hem çalışıyor hem de yemeklerini yiyebiliyorlar. İnsanların yaralarını sarmayı amaçlayan lokanta ve dernek pek çok kişiye ve işletmeciye ilham olmalıdır. Alper Uruş’un tabiriyle bu “hayatsız kadın” gücüyle herkese örnek olmalıdır. Hayatınızda yaşadığınız en ufak olumsuzlukta bile dünyanın başınıza yıkıldığını düşünebilirsiniz. Kimse kimsenin acısını anlayamadığı gibi asla da küçük göremez. Fakat büyük acılarda bile güçlü kalmanın olabildiğini herkesin görmesi ve duyması gerekiyor.