Yedikten Sonra Strese Sokan Besinler

Yediğimiz her şeyin içinde bizi iyi veya kötü etkileyen kimyasallar ve hormonlar vardır. Her ne kadar bazı çay türleri bize huzurlu bir uyku sağlasa da kimi besinler tam tersi uyumamıza izin bile vermez. Hangisinin nasıl bir etkiye sahip olduğunu bilmek önemlidir. Aşağıda sıralayacağımız besinleri aşırıya kaçmadan tüketmeniz stresle baş etmenizi kolaylaştırır.

Kahve

Kahve az miktarda tüketildiğinde dikkatini toplayıp konsantre olmanızı sağlar. Ama 300 mg’ı geçtiniz mi stres ve adrenalin hormonları salgılanmaya başlar. Bu da sizi kaygalı bir ruh haline sürükler. Fazla miktarda aldığınız kafein vücuttan magnezyumun atılmasına neden olur. Magnezyumun sağladığı sakinleştirici etkisi de engellenir ve sinirli olmaya başlarsınız. Kahve uykuyla da paraleldir. Uyku düzenini bozar. Hem uykunuzu bozup hem sizi sinirli yapmanızı sonucu hayat kaliteniz düşer.

Şeker

Tek oturuşta yüksek miktarda şeker tüketmek fazla insülin salgılanmasına sebep olur. İhtiyacınız olmadan salgıladığınız bu miktardaki insülin kısa sürede kan şekerinizi etkiler ve düşmesine sebep olur. Kan şekeri düşmesi demek beyni daha sinirli ve gergin yapar. Kan şekeri düşüşleri aynı zamanda stres cevabını ortaya çıkararak stres düzeylerinin artmasına neden olur. Şekerli besinler, besin içeriklerinin düşük olması/herhangi bir besleyici özellik taşımamaları nedeniyle de, metabolik stresinizi artırarak sizin stresinizi artırır.

Gluten

Gluten içeren besinler rafine karbonhidrat ya da işlenmiş ürün olmalarından dolayı insülin salgılanması ve şekerli ürünlerde olduğu gibi kan şekeri düşmesi ve stresi beraberinde getirir. Ayrıca bağırsakta artmış bağırsak geçirgenliğine sebep olarak vücut ve beyinde enflamasyona sebep olurlar. Bu stresin artması ve uykunun bozulması demektir. Gluten hassasiyeti olan hastalarda gluten, depresyon ve anksiyete bulgularını artırabilir, uyku kalitesini bozabilir.

Çay

Çayın içerisindeki tein, kafeinin ikiz kardeşidir. Kafein molekülü daha serbestken, tein dokulara daha bağlıdır. Bu nedenle teinin etkisi, kafeinden daha uzun sürede ortaya çıkar. Çayı, kahveye kıyasla daha çok sulandırdığımız için daha az yoğunlukta alırız. Sonuç olarak 2 bardak demli çayın, 1 fincan kahve ile aynı olduğunu unutmayın.

Rafine Karbonhidrat

Vücudunuz için, bağırsaklardan emilirken şeker ve diğer kompleks karbonhidratlar arasında (ekmek, nişasta, makarna) son tahlilde bir fark yoktur. Çünkü tüm karbonhidratlar tekli şekerlere indirgenerek emilirler. Şeker için söylediklerimin hepsi burada da geçerli. Ayrıca işlenmiş karbonhidratlar paketli ürünlerde bulunan besin katkı maddeleri ve yapay tatlandırıcılar ile birleşince sinirlilik yapma olasılıkları artar. Lifsiz karbonhidratlar ayrıca bağırsaktaki bakterilerin dengesini bozarak hem enflamasyona hem de serotonin metabolizmasında bozulmaya neden olur.

Şarküteri Ürünleri

Şarküteri ürünlerinde değişik protein kaynakları (et, kıkırdak, organ, deri) mikrobiyal transgluminaz adı verilen bir madde ile bir araya getirilerek, etin bütün olarak görünmesi sağlanır. Mikrobiyal transglutaminaz ayrıca şarküteri ürünlerine pembe ve kırmızı rengi verir. Mikrobiyal tranglutaminazlar bağırsak geçirgenliğini artırarak vücudunuzu ve sizi strese sokar.

Gazlı İçecekler

Gazlı içecekler; hem kafein, hem de şeker ya da tatlandırıcı içerdikleri için iki koldan sizi daha sinirli ve gergin yapar.