Ekmek Değil, Zehir Yiyormuşuz

pemmbe.com – Ekmeğin bir zararı daha ortaya çıktı. Genetiği değiştirilmiş buğdaydan yapılan ekmekler kanser, diyabet, şizofreni gibi hastalıkların yanında kısırlığa da yol açıyor. Ve fırınlarda satılan ekmeklerin hepsi genetiği değiştirilmiş buğdaydan yapılıyor. Organik olanlar da dahil.

CNNTürk’te “İnsanlık Hali” programına katılan Fitoterapi Uzmanı Ümit Aktaş ekmek hakkında yeni yapılan bir araştırmanın sonuçlarını paylaştı. Aktaş “Bu araştırmada ekmek tüketmenin kanser riskini artırdığını, hatta beyaz ekmek tüketmenin akciğer kanseri riskini artırdığını bulmuşlar. Fakat biz bu araştırmayı eksik buluyoruz. Genetiği değiştirilmiş buğdayın; 1943’lerden itibaren genetiğine müdahale edilmiş, islah ediyoruz adı altında genetiği değiştirilmiş buğdayın her türlüsünün yenmesi her türlü kanser riskini artırıyor.” dedi.

ŞİZOFRENİDEN, KOLİTE BİR ÇOK HASTALIK

Genetiği değiştirilmiş buğdayın sadece kanser değil, diyabet, kemik erimesi, romatizmal hastalıklar gibi pek çok hastalığa sebep olduğunu söyleyen Aktaş “ Bugün şizofreninin de, otizmin de, migrenin de, alerjilerin de, hatta ülserin, kolitin bile altında yatan ana sebep olarak gluten intoleransını gösteren pek çok yayın dünya üzerinde mevcut” diye konuştu.

KISIRLIK NEDEN BU KADAR ARTTI?

Aktaş konuşmasına şöyle devam etti: “Genetiği değiştirilmiş buğdayı tüketmek insanları hasta etmekten başka bir işe yaramıyor. Ekmeğe bağlı çok ciddi problemler görüyoruz. Bu memlekette bu kadar çok tüp bebek merkezlerinin bu kadar artmasının sebebi, gençlerin hiçbir problemlerinin olmamasına rağmen çocuk sahibi olamamasının altında yatan en önemli sebeplerden bir tanesi bu buğdayın yaygın olarak tüketilmesi.

30 – 40 SENE İÇİNDE HERKES DİYABET OLACAK

Ülkemizde 12 yıl içinde diyabet yüzde 85 arttı. Diyabete aday olan prediyabetlilerin sayısı yüzde 400 arttı. Eğer böyle gidersek önümüzdeki 30- 40 sene içinde bu ülkedeki herkes diyabet olacak. Bu iş son derece tehlikeli ve son derece büyük zararlar vermeye başladı. “

NE YİYECEĞİZ?

Dr. Ümit Aktaş’a “Peki o zaman ne yiyeceğiz?” sorusuna da şöyle cevap verdi:
“her şeyi yiyeceksiniz, etinizi, sebzenizi, kuru baklagilinizi, kuruyemişinizi… Ama yediklerinizin yanında ekmek, pilav, makarna yemeyeceksiniz. İnsana doygunluk hissi veren ekmek değildir. Doygunluk hissi tamamen yağ ile elde edilir. Yani siz yağ yediğinizde doygunluk hissi elde edersiniz. Oysa bugün geldiğimiz kültürde sanki yemekler ekmeğe katıkmış gibi öğretiliyor. Yemeğin kendisi değil, ekmeğin kendisi önemli hale geliyor. Bu çok yanlış.”

HANGİ BUĞDAYIN GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMEMİŞ?

Fırınların kullandığı unların hepsi 1940’lı yıllardan sonra islah edilen buğdaylardan elde ediliyor. Yani hepsinin genetiği değiştirilmiş. Genetiğiyle oynanmamış buğdaylar ise Siyez, sünter, bezosta, gerek, kızılca, köse buğday, sarı başak buğdaylar olarak sayılabilir. Uzun saplı bu buğdayları Anadolu’da hala üreten çiftçilere rastlamak mümkün. Bu buğdaylardan ekmek yapan girişimciler ise az da olsa ortaya çıkmaya başladı.

İlgili haber: Ekmek Sigaradan Daha Zararlı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir